DOLAR 7,8646
EURO 9,3117
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 20°C
Çok Bulutlu

ANILAR – 2

23.12.2019
A+
A-

1956 yılında meşhur Macar milli maçında, saha içine portatif türbünler kurulmuştu. Hiç unutmam, bana bir bayrak vermişlerdi, dolanmıştım sahanın etrafında. Sanırım davetiye ile girmiştim o maça.
 
Galatasaray’da hentbol oynarken, atılan topları kurtarmak çok hoşuma giderdi. Reflekslerim çok kuvvetliydi ve ilgi çekmesi mutlu ederdi beni. Yeni bir Turgay mı geliyor, diye sorarlardı birbirlerine. Galatasaray takımı gelirdi bazen çamur, batak Şeref stadına antrenman yapmaya. Onları seyrederdim. Candemir, Reha, Turgay falan. Öyle öyle derken çok yaklaştım futbola.
 
12-13 yaşlarımda çok uzun değildim, ama törenlerde arkalarda olurdum genelde. Ergenlikten sonra ince uzun oldum. Babam zayıf olduğum için kilo aldırıcı iğneler yapardı bana. 1956 yılından sonra Beyoğlu’ndaki okula geldim. Daha da gelişmiştim tabii. Tevfik Fikret’in heykelinin ötesinde bir futbol sahası vardı. Orada futbol oynardık. Sınıf takımında kalecilik yapardım. Bediz’in maçı var diye seyretmeye gelirlerdi. Artistik yönüm hoşlarına giderdi. Lisansım falan yoktu.
 
1958’de ayrıldım okuldan. Yatılı okumayı hala sindiremiyordum içime. Gece olunca hep hüzün basardı içimi. Kendimi veremiyordum derslere. Bu nedenle çok iyi değildi derslerim. Babam fark etti ve aldı beni oradan. Sultanahmet Sanat’ın içinde mensucat bölümü açılmıştı o sene. Tekstil okudum. Sınıf birincisi bile olmuştum orada. Galatasaray’dan sonra çok kolay gelmişti dersler. Bitirdim orayı. Sene 1961.
 
Sonra Belçika’ya gitme durumum çıktı. 18-19 yaşlarındaydım. Sınavlara girecek ve orada okuyacaktım. Ama pek sıcak bakmıyordum. Yine yapayalnız, ailemden uzak kalma düşüncesi beni frenliyordu. İki arkadaşım gitmişti. Benim de Fransızcam vardı, gitseydim iyi olacaktı. Ama annem yalnız kalıyordu ben gidince. Ortanca abimle aramda 4 yaş vardır. O da yatılıya gidince 3 yaşımdan 7 yaşıma kadar 4 yıl tek çocuk gibiydim evde. O da istemiyordu hiç evden ayrılmamı.
 
Sultanahmet’te okurken futbol oynamaya daha fazla zamanım oluyordu. Okullar tatil olunca semtlerde yazlık takımlar oluşturulurdu. Kendi aralarında turnuva yaparlardı. Kulüplerden yetkililer gelip oyuncu seçerdi. Futbolcu fabrikalarıydı yazlık takımlar. Sultan, Özyuva, Ümitspor, Alipaşa sıkı semt takımlarıydı. Aynı semtin takımlarıydı bunlar.
 
Kızılelma Caddesi henüz yapılmamıştı. Menderes döneminin eseri bu. Sağlı sollu gecekonduydu oralar. Millet caddesi yapılırken yapıldı Kızılelma.
 
Semt takımlarında oynardık. Hemen hemen hepsinde oynadım. Bir gün Topkapı’da Takkeciler sahasında oynarken, Davutpaşa’da genç takım kurmak için oyuncu seçmek amacıyla maçları izlemeye gelmiş birkaç yönetici, Eşref’i, beni ve Hayri’yi  aldılar. Piliç Mehmet antrenördü o sırada. Ailem hiç sıcak bakmadı. Babam top oynamamı istemiyordu. Hayalleri vardı. Sanırım mesleğini devam ettirmemi istiyordu.
 
Davutpaşa’ya geldiğimde genç ve A takım ayrıydı, ama idmanlar aynı yerde yapılırdı. A takım kalesinde Artin mi, Varujan mı vardı tam hatırlayamıyorum. Belediye zabıtası Güven de olabilir. Santrhaf Selahattin, savunmada stoper Korman,  sol iç Sabahattin, sol bek Alipaşa Camiinin müezzini hafız Hüsamettin, sol açık, daha sonra Nazilli’ye gidecek olan Korsan Celal, sağ bek gözlüklü Onnik, forvette Selahattin abinin kardeşi santrfor Burhan (Buko derdik), rahmetli Enver Aracı.
 
Sahaya 11 kişi çıkardık o zamanlar. Sakatlanan oyuncuyu sol açık koyarlardı. 16 yaşımda sahte lisansla A takımında bile oynamıştım.
 
Nihat Sırdar vardı yöneticilerden. Ömer İpek başkanımızdı, Adil Özyedierler takımı çalıştırdı. Yenimahalle’deki Sümerspor sahasında yapardık antrenmanlarımızı. Davutpaşa’dan giden Sabri abi sayesinde ilişkilerimiz iyiydi onlarla. Kira öderdik saha için.
 
Genç takımda hocam Piliç Mehmet’ti. İdmanlarda sahayı 30-40 kere turlardık ardından on bire on bir çift kale maç yapardık ve idman tamamlanmış olurdu. A takım ile beraber çalışırdık. Genç takımda beraber oynadığımız Bahadır, İlker Aşık, Önder, semtin çocuğu Remzi hatırladıklarım arasında. İlk sene Sefa oynuyordu iddialı maçlarda. Genç takımda 4 büyük oynatılabiliyordu çünkü. Bu nedenle kural gibiydi; büyüklerden birini kaleye koyarlardı.
 
Kumara düşkün birkaç oyuncu vardı takımda, ancak asla kötü insanlar değildi hiçbiri. Bizi alıştırmayı bir yana bırakın, tam tersi korurlardı. Semtin kültürüydü bu. Kolay kolay temizlenemezdi zaten. Bitirimler asla bize zarar vermezlerdi. Korurlardı.
 
Bir sene sonra genç takımda devamlı ben oynadım. 2-0 kaybetsek bile averajla finallere çıkacağımız maçta, terzi Selahattin’in geç gelmesi ve gelince de lisanslarımızı unuttuğunu söylemesi hükmen 3-0 mağlup etmişti bizi. Beşiktaş almıştı şampiyonluğu. Yusuf ve Sanlı oynuyordu. Takım kaptanı Ender Dündar’dı. Bu kadar iyi takımlar arasında finallerde mücadele ediyorduk. Ben de o sene bayağı formdaydım.
 
Ömer bey Sultanhamam’da ipekçiydi. Yavaş yavaş gözleri görmemeye başlamıştı. Başkanlığı Müfit Değer’e devretti. Eski futbolcular da yavaş yavaş ayrılmaya başladı. O yıl spor toto gelirlerinin kulüplere yansıması sonucu Müfit bey para karşılığı Bakırköy’den, Cankurtaran’dan oyuncular getirtti.
 
Gençlerde şampiyonluğu kaçırdığımız 1961-62 sezonundan sonra, üşüttüğüm için zayıf düştüm. Zatürre başlangıcıydı. Daha tehlikeli boyutlara gelmemesi için iki yıl ara verdim. Babam da istemiyordu zaten. Korkutuyorlardı beni. Verem olursun, ölürsün diye. Abimler top oynamamı çok istiyordu. Spor yaparak bünyemin daha sağlamlaşacağını düşünüyorlardı.

DEVAMI ANILAR-3…. Pek Yakında…

BURAYA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ-7
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.